29 Ocak 2021 Cuma

Turgut UYAR

 GÖĞE BAKMA DURAĞI 

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım

Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından

Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından

Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar

Şu aranıp duran korkak ellerimi tut

Bu evleri atla bu evleri de bunları da

Göğe bakalım

Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım

İnecek var deriz otobüs durur ineriz

Bu karanlık böyle iyi aferin tanrıya

Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum

Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun

Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben

uyumam Herkes yokken biz oluruz biz

uyumayalım

Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz

sokaklarda Beni bırak göğe bakalım

Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe

bakalım Tuttukça güçleniyorum kalabalık

oluyorum

Bu senin eski zaman gizlerin yalnız gibi ağaçlar

gibi Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor

Seni aldım bu sunturlu yere getirdim

Sayısız penceren vardı bir bir kapattım

Bana dönesin diye bir bir kapattım

Şimdi otobüs gelir biner gideriz

Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü

güç Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin

Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat

Durma kendini hatırlat

Durma göğe bakalım


Türkiyem

Seni boydan boya sevmişim,

Ta Kars'a kadar Edirne'den.

Toprağını, taşını, dağlarını

Fırsat buldukça övmüşüm.

 

Sen vatanımsın, ekmeğimsin

Duyduğum, bildiğim zafersin yıllarca...

Zonguldak'ta 63 numara

Nazlı sahiller Akdeniz'de.

Sevdasın ciğerlerimde parça parça

Yarı kalmış dileğimsin...

 

Sen Koçhisar'da tuzum,

Sille'de kızım...

Çift kulaklı Sürmene bıçağı belimde

Varmışım çiğ köfte yemeye Adana'ya

Dadaloğlu'ndan bir koçaklama dilimde:

- Şu yalan dünyaya geldim geleli...

Hey vatanım, bacım, sağdıcım, emmim

Senden bir yara her yerimde.

Desteye güreşmişim Kırkpınar'da.

Durmuş da yorgunluk çıkarmışım,

Bir akşam vakti

Dört bardak kırtlama çayla Erzurum'da..

 

Ardahan'a varmışım yollar uzamış

Bel vermiş, yol vermemiş dağlar.

- Yüce Tanrı dört yanını bezemiş,

Beni yakan bir Konyalı kız imiş..

 

Seni boydan boya sevmişim

Ta Edirne'ye kadar Kars'tan.

Taşını, toprağını, yiğidini,

Fırsat buldukça övmüşüm...


SENFONİ

Önce sesin gelir aklıma
Çaresiz kaldıkça hep seni düşünürüm
Güzel olan, dolgun başaklardaki sarışın sevinçli
Sonra cumartesi günleri gelir
Sonra gökyüzü gelir hemen kurtulurum
Bir yağmur yağsa da, beraber ıslansak.

Kırk kere söyledim bir daha söylerim
Savaşta ve barışta, karada ve denizde,
Düşkünlükte ve esenlikte
Zamanımız apayrı bize göre
Yanyana olduk mu elele
Aç kalsak ağlamayız biliyorum.

İçim güvercinleri okşamış gibi rahat
Sen yanımdayken ister istemez
Geniş meydanlarda akşam üstleri
Üstüste üç kere deniz, üç kere çınarlar.

Sen yanımdayken ister istemez
Uzak ırmakları hatırlıyorum.

Arasıra düşmüyor değil aklıma
Yabancı kadınların sıcaklığı
Ama Allah bilir ya, ne saklıyayım
Yanında ihtiyarlamak istiyorum..



KARIŞIK SAATLER'e

Soyluluğumu anımsıyorum. Bir gece farkettim

sinemada mıydı bir şehirde mi bilmiyorum

Önce her şeyi ben hazırlıyorum sonra geliyorlar

Saat ikide mi, içkide mi, on birde mi bilmiyorum

Karışıklık! Keçileri seviyorum tuz gibi

Susuzlukta mı, şöyle akşamlarda mı bilmiyorum

Her şey bozuktur bir öğle yürüyüşünde

günlerin akıttığı ırmaklardan mı bilmiyorum

Ben tutunurum saatsiz bir yelkovana

Saat ikide mi, kırılmada mı, on birde mi

bilmiyorum Adın bir güzelliğe yakışır elbet

yakışır

Bir intiharda mı, bir şiirde mi bilmiyorum


SEVDA ÜSTÜNE - TURGUT UYAR

Küçücük pencerem bahçeye bakar

Bademler, erikler geceye bakar

Bir ışık dökülür yapraklardan şıkır şıkır

Filizler susmuş, tohumlar uyumuş;

Bir an durmuş, genişlemiş büyümüş

Bir eski şarkı, bir eski bahar, bir bildik deniz

Vakit nisan ortasında bir akşam...

Bu şiirde sevda sevda üstüne

Senelerdir veda veda üstüne

Yareli yüreğimde dağ dağ üstüne

Vakit nisan ortasında bir akşam.

Mehtap ettiğinden bihaber

Kuşlarla, çiçeklerle, balıklarla beraber

İki tel kumral saç olsa avucumda şimdi

Ağlayıp ağlayıp avunsam...


TUT Kİ BEN

tut ki sen bir şiiri çok iyi yazsan

ya da çok iyi bir şiir yazsan

bir saatin aralıksız işleyişi

bir çocuğun bir sokak kedisini sevişi

bilmem ki sanki güzel bir akşam gibi

onun için her akşamı iyi yaşamalıyım

yani kıskanılan onu

demek istediğim hepsi


ARAMIZDAKİ

sevgilim sevgilim

kuzey sanrısı gibidir

geceyi beşe filan böler

sonra ayılar hüzünden ölmez

sevgilim sevgilim

açlıktan ölür onlar

işte bundan ötürü

hüznü artık bir ayıya bıraktım

sevgilim sevgilim

bir ayıya

ister ormanda kullansın

ister buzdağında

hayatın kutlu olsun sevgilim

ki sana değişe değişe aktım

kimi zaman bir japon gibi uykusuz kaldım

-uykusuz kalır mı onlar bilmem aslında

sevgilim sevgilim

bir orman gibi çoğal aramızda

şehirden bir çocuk olarak şurda burda

bir sabuntozu markasında köpürerek

çınarın tutsaklığını

ve menekşenin tutsaklığını

ve menekşenin sevincini yaşa

sevgilim sevgilim

hüzüne yer var hayatımızda



KİMSEDE GÖRMEDİĞİM

Kimsede görmediğim bir şiir

yüzü al ve akşamı aşıyor

Eski bir tanrı gibi kendi dininde

Uzun süren bir dönemi düşlüyor olmalı

İçindeki bir içkinin sıcaklığında

Suskunluğu bir başkaldırı olmalı

Elleri ayakları sinemalara bulaşmış

Romanlara bulaşmış

Genel helalara bulaşmış

Dağları iyi bilmediğinden

Denizleri anımsamış olmalı

Gözleri o yüzden çırpıntılı

Kara başlıklı geçmiş,

Sonsuz gelecek

Şimdi burda vakit gece ya

Bir yerlerde ey gözleri maden

Gündüz olmalı

Taşın içinde bir gündüz

Demirin,, ağacın.


KAN UYKU

Bir biz varız güzel öbürleri hep çirkin

Birde bu terli karanlık

Sonra bir şey daha var muhakkak ama adını

bilmiyorum Nereden başlasam sonunda o ışıkla

karşılaşıyorum Yarı çıplak utanmaz bir kadın

resmini aydınlatıyor Akşam oluyor ya bir türlü

inanamıyorum

Oturmuş iri yapılı adamlar esrar çekiyorlar

Daha bir aydınlık olsun diye içtikleri su

Sarı toprakdan testileri güneşte pişiriyorlar Bir

korkuyorum yanlız kalmaktan bir korkuyorum

Gündüzleri delice çalışıyorum geceleri

kadınlarla yatıyorum Sonra birden büyümüş

görüyorum ağaçları

Kısrakları birden yavrulamış

Havaları birden güneşli

Kadınlarla yattığım yetse ya

Birde kadınlarla yattığıma inanmam gerekiyor

Hoşlanmıyorum


DENİZİ ANLATIYOR

adı çok duyulmuş bir ozan değildi

Tonyalı balıkçılar arasında

-onlar ki her türlü balığı tutarlardı denizden-ama

iyi bir ozandı

bütün söylentilerin tersine

denizde de olabilirdi sandalla

uzun geçmişli denizle

gün batımında var olan

ve gün doğumunda da


SES

seni sonsuz biçimde buldum o biçimi almıştın

sandviçlerle, kötü şehirle, terle başbaşa kalmıştın

yürüdü üstüne herkesin neonu, herkesin

babaannesi herkesin en eski olan kökü, en eski

hanesi

yeşili bozup suya çevirdin, akşamı sonsuz

uzattın ne buldunsa o akşama uygun, ne

buldunsa ona kattın sen bir atmacanın en uzun

çığlığısın, her türlü gökte göğü büyüttün,

otobüsleri aldın, şehirleri ufalttın seversin diye

söylerim her şeyi, sana uygun olsun çünkü her

şeyin birbirine uygununu sen bulursun gel

ellerini ver en güzel ellerini öyle

ruhum, ateş yüreğim, kokum birlikte öyle...

AKŞAM ÜSTÜ RÜYASI 

Şimdi gemiler geçer uzaklardan

Gönlüm güvertede sereserpedir.

Işıklı geceler,saz sesleri, peynir ekmek

Ne biletim ne param ne dostum var

Pır pır eder yüreğim bakındıkça...

-Uyan Turgut um, garibim, uyanBura Terme'dir.

Terme köprüsünden kamyonlar geçer,

Irgatlar üç orada beş burada konuşurlar

Bir gece başlar, yarı siyah, yarı kırmızı

Cigaramı yakar evime dönerim...

-Gidin gemiler, gidinVardığınız yerlere selam

edin Gün olur bütün kaygılardan uzak

Ben de gelirim...

Turgut Uyar







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Erdem Beyazıt

  Bulmak Bir an kayboldun gibi! yaşadım kıyameti Yoruldun ama buldun ey kalbim emaneti Yeniden su yürüdü dalıma yaprağıma Bir bakışın can v...