22 Mayıs 2021 Cumartesi

ikinci yeniciler

 ikinci Yeni Akımı Nedir? Özellikleri Nelerdir?


Türk Edebiyatının diğer ülkelerin edebiyat literatürüne kıyasla renkli olmasının, kendi içinde çeşitli kollara ayrılmasının sebebi dilimizin genişliği ve edebiyata gönül verenlerimizin rengârenk dünyalarıdır. Bu renkliliklerin içinde yer alan İkinci Yeni Akımı, Garipçiler gibi akımlar bu renklerden yalnızca bazılarıdır.

İkinci Yeni Akımı 1950 yılında Ülkü TamerEdip CanseverCemal SüreyaTurgut Uyarİlhan BerkEce Ayhan ve Sezai Karakoç gibi ünlü şairlerin temsilcisi olduğu,  Garipçilere ve 1940 öncesi toplumcu gerçekçi kuşağına tepki olarak doğmuş bir akımdır. Bu akımdan etkilenen her bir şair, farklı yollar izleyerek, şiirimize yeni imgeler, çağrışımlar ve soyutlandırmalar getirerek edebiyatımıza gerçeküstü şiirler kazandırmışlardır.

İkinci yeni, Garip akımının tersine bir şekilde yola çıkar, anlamca kapalılık, somutlara karşı soyutlamayı getirerek halk şiirine sırt çeviren bir akımdır. İkinci Yeniciler için öncelik biçimdir. Cemal Süreya ‘biçimi önemsiyoruz, bunu da gerekli görüyoruz ’demiştir.

İkinci Yeni, Garipçilerin tersine birbirinden farklı olan şairlerin arayış ve sezgileri ile dağınık uçlar vererek oluşturduğu bir şiir akımıdır. Garip şiirinin zaman içinde yozlaşmasından dolayı bu akımın doğduğu düşünülür.


İkinci Yeni Şiirinin Öne Çıkan Temaları 


Boşluk duygusunun çok fazla yer aldığı, yenilmiş ve bezmiş bir ruh hali, yalnızlık duygusu ikinci yeni şiir akımının öne çıkan temalarıdır. İkinci yeni şiir akımının kapalı üslubu halk folklorundan, türkülerden, doğa güzelliklerinden çok uzaktır. 

İkinci yeni akımı II. Dünya savaşının neden olduğu toplumsal yoksulluk, tek parti yönetiminin dayatmacı politikaları sonucunda bunalıma giren ve kendini ifade etmek isteyen aydınların tarzına oldukça yakındır. İkinci yeni akımcılar kapalı ve kilitli bir dil tarzını tercih ederler.

 İçlerine kapanarak yeni bir dil dünyası kurarlar. Bu şiir dilini anlamak için donanımlı ve kültürlü bir okuyucu kitlesi olmak gereklidir. 


İkinci Yeni Şiir Akımının Genel Özellikleri 


İkinci yeni şiir akımı
 imgelere kapılarını sonuna kadar açan, sıradanlıktan sıyrılarak edebi sanatlara özgürlük tanıyan bir akımdır. İkinci yeni akımının özellikleri;

Çok geniş bir okuyucu kitlesine sahip olmasa da Türk Edebiyatına yeni bir renk kazandırmıştır

Şiir için şiir anlayışını benimsemiş, toplum, ahlak, gibi konuların şiirlerin dışında tutulması gerekliğine inanmış ve savunmuşlardır.

Anlam bütünlüğü şiir için gerekli değildir inancını savunmuşlardır

İkinci yeni akımın bir diğer inanışı olan şiir öykü anlatmamalı diğer edebi türlerinden kendini net bir çizgi ile ayırmalıdır

Bu nedenden dolayı şiirlerde olay ve konu yer almaz.

Görünümü, eşyayı ve insanı gerçeküstü soyutlamalar ile anlatmışlardır.

İkinci yeni şiir akımcılarına göre şiir ahenk ve ölçü değil musiki ve anlatım zenginliği ile süslenmelidir.

Dadaizm, sürrealizm İkinci Yeni şiir akımına yer yer kaynaklık sağlar.

Oktay Rıfat ise Perçemli Sokak’ı çıkararak bu akıma sonradan dâhil olmuştur.  Çağdaş Türk şiirinin en önemli akımıdır. 


İkinci Yeni Akımının Temsilcileri 


İkinci yeni akımının temsilcileri olan şairlerin dışında daha sonra Garipçilerden olan Oktay Rıfat ve Melih Cevdet katılmıştır. İkinci yeni şiirde duygu ve hayal olgusu ön plandadır. Duyguları ve hayalleri oldukça iyi temsilcilerden oluşması tesadüf değildir.


Cemal Süreya(1931-1990)

Cemal Süreya kendine has söyleyişleri ve şaşırtıcı betimlemeleri ile zengin bir diriliğe sahip imgeleri ile ikinci yeni akımının en güzel örneklerini sunmuştur. Cemal Süreya kendi kültür birikimi ve kendine özgü bir anlatım tarzı ile bütünleşmiş şiirlerdir.


Beni Öp Sonra Doğur Beni

Şimdi,

Utançtır tanelenen sarışın çocukların başaklarında.

Ovadan Gözü bağlı bir leylak kokusu ovadan,

Çeviriyor o küçücük güneşimizi.

Taşarak evlerden taraçalardan

Gelip sesime yerleşiyor sesimin esnek baldıranı

Sesimin alaca baldıranı

Ve kuşlara doğru

Fildişi: Rüzgarın tavrı

Dağ: Güneş iskeleti

Tahta heykeller arasında 

Denizin yavrusu kocaman

Kan görüyorum taş görüyorum

Bütün heykeller arasında

Karabasan ılık acemi

-Uykusuzluğun sütlü inciri-

Kovanlara sızmıyor.

Annem çok küçükken öldü, beni öp sonra doğur beni.


Turgut Uyar (1927-1985)

Turgut Uyarın ölçülü ve uyarlı olan ilk şiiri Yol Yedigün Dergisi'nde çıkmıştır. İkinci yeni akımının şairi olarak tanınmak istemese de yazdığı şiirlerde kullandığı dil ve betimlemeler ile bu akımın öncülerindendir. Şiirlerinde devamlı bir arayışta olan Turgut Uyar, Divan ve Halk şiirlerinden yararlanmayı bile denemiş ve sonra kendi şiirini oluşturmuştur.


Tut Ki Ben

Tut ki sen bir şiiri çok iyi yazsan

Ya da çok iyi bir şiir yazsan

Bir saatin aralıksız işleyişi

Bir çocuğun bir sokak kedisini sevişi

Bilmem ki, sanki güzel bir akşam gibi

Onun için her akşamı iyi yaşamalıyım

Yani kıskanılan onu

Demek istediğim hepsi.


Sezai Karakoç (1933-…)

Sezai Karakoç ikinci yeni tarzından yararlanarak özü İslami olan mistizmle etkisinde şiirler yazdı. Devlet ve millet temalı şiirlerine oldukça farklı boyutlar getirmiştir. Özellikle Şahdamar ve Köpükten eserlerinde kapalı bir anlatım eşliğinde ikinci yeni akımı şairleri gibi zengin imge ve serbest çağrışımlar içerir.


Mona Roza

Mona Roza, siyah güller, ak güller

Geyvenin gülleri ve beyaz yatak

Kanadı kırık kuş merhamet ister

Ah, senin yüzünden kana batacak

Mona Roza siyah güller, ak güller


Ulur aya karşı kirli çakallar

Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa

Mona Roza, bugün bende bir hal var

Yağmur iğri iğri düşer toprağa

Ulur aya karşı kirli çakallar


Açma pencereni perdeleri çek

Mona Roza seni görmemeliyim

Bir bakışın ölmem için yetecek

Anla Mona Roza, ben bir deliyim

Açma pencereni perdeleri çek.


Zeytin ağaçları söğüt gölgesi

Bende çıkar güneş aydınlığa

Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi

Seni hatırlatıyor her zaman bana


Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi

Zambaklar en ıssız yerlerde açar

Ve vardır her vahşi çiçekte gurur


Bir mumun ardında bekleyen rüzgar

Işıksız ruhumu sallar da durur

Zambaklar en ıssız yerlerde açar


Ülkü Tamer(1937-1 Nisan 2018)


Geçtiğimiz günlerde yaşama veda eden büyük şair Ülkü Tamer ilk kitabı olan Soğuk Otların Altında ve sonraki şiirlerini ikinci yeni akım tarzını duyarlılık yansıtan soyutlamalar ve özgün imge anlayışı ile yazmıştır.

Oldukça yalın bir dil kullanan Ülkü Tamer, şiirlerinde zamanla toplumsal kaygıları ağırlık vermiştir.


Güneş Topla Benim İçin

Seher yeli çık dağlara

Güneş topla benim için

Haber ilet dört diyara canım

Güneş topla benim için


Umutların arasından

Kirpiklerin karasından

Döşte bıçak yarasından canım

Güneş topla benim için


Seher yeli yar gözünden

Havadaki kuş izinden

Geceleri gökyüzünden canım

Güneş topla benim için.


İlhan Berk (1918-2008)


İlhan Berk ilk şiirlerini Manisa Halkevi tarafından çıkarılan Uyanış dergisinde yer aldı. Şiirlerinde ses ve müzik kullanmaktansa anlamca kapalı şiirler yazmıştır. İlhan Berk ressam olmasının yanı sıra, sıradışı bir şair olduğunu kendi kendine sapkın nakkaş olarak isimlendirerek Türk şiirine yeni bir boyut kazandırmıştır. 


Ne Böyle Sevdalar Gördüm Ne Böyle Ayrılıklar

Ne zaman seni düşünsem 

Bir ceylan su içmeye iner 

Çayırları büyürken görürüm

Her akşam seninle 

Yeşil bir zeytin tanesi 

Bir parça mavi deniz 

Alır beni

Seni düşündükçe 

Gül dikiyorum elimin değdiği yere 

Atlara su veriyorum 

Daha bir seviyorum dağları.


Edip Cansever(1928-1986)

İkinci yeni akımının en özgün örneklerini okurlara sunan Edip Cansever şiirlerinden sevinç duygusu zaman içinde yerini bunalımı toplumsal kaygı ve yıkıcı bir umutsuzluğa bırakmıştır. 

Diğer ikinci yeni akım temsilcileri gibi anlamsızlığı hiçbir zaman savunmadı. Yazdığı şiirler kapalı, anlaşılması güç olsa da daha sonraları anlamdan ayrılmayan şiir türüne yöneldi.


Yerçekimli Karanfil

Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde 

Oysaki seninle güzel olmak var 

Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi 

Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda 


Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.

Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte 

Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel 

O başkası yok mu bir yanındakine veriyor 

Derken karanfil elden ele.


Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle 

Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil 

Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk 

Birleşiyoruz sessizce.

Ece Ayhan (1931-2002)

Ece Ayhan şiirlerinin kilit noktasını dil olarak tanımlamıştır. Şiirleri okuyucuları şaşırtma ve anlayışı üzerinden bezelidir. Asım Bezirci Ece Ayhan’ı ikinci yeninin n özgün temsilcisi olarak değerlendirir. 

Sürrealist teknikleri şiirlerinden en muntazam kullanan şairdir. 


Mor Külhani

1.Şiirimiz karadır abiler

Kendi kendine çalan bir davul zurna

Sesini duyunca kendi kendine güreşmeye başlayan

Taşınır mal helalarında kara kamunun

Şeye dar pantolonlu kostak delikanlıların şiiridir

Aşk örgütlenmektir bir düşünün abiler


2.Şiirimiz her işi yapar abiler

Valde Atik'te Eski Şair Çıkmazı'nda oturur

Saçları bir sözle örülür bir sözle çözülür

Kötü caddeye düşmüş bir tazenin yakın mezarlıkta

Saatlerini çıkarmış yedi dala gerilmesinin şiiridir

Dirim kısa ölüm uzundur cehennette  herhal abiler


3.Şiirimiz gül kurutur abiler

Dönüşmeye başlamış Beşiktaşlı kuşçu bir babanın

Taşınmaz kum taşır mavnalarla Karabiga'ya kaçan

Gamze şeyli pek hoş benli son oğlunu

Suriye hamamında sabuna boğmasının şiiridir

Oğullar oğulluktan sessizce çekilmesini bilmelidir abiler. 

İkinci yeni akımın öncülerinden sayılan Edip Cansever, Turgut Uyar, Cemal Süreya bu akımı kabul etmemektedirler. Bundan yıllar evvel Tomris Uyar tarafından gerçekleştirilen açık oturumda şu konuşmalar geçmiştir.


Tomris Uyar:
  İkinci yeni olayına açıklık getirebilirsiniz?


Cemal Süreya:
 Oktay Rıfat ikinci Yeni’yi ben kurdum diyor. İyi de biz 1950 yılından sonra başlıyor şiirlerimiz ama kitap çıkarmıyoruz. 


Oktay Rıfat
 ise perçemli sokağı 1956’da çıkarıyor kitapta yer alan şiirlerin hiç biri önceden yayınlanmıyor. Bir ön sözle akımı üstlenmeye kalkıyor. Yeditepe şiir ödülünü aldıktan sonra kendisi ile yapılan bir konuşma da Şiir Nedir? 

Sorusuna Halkın Sosyal dertlerine deva bulmaktır diye cevaplıyor Rıfat. Bundan 3 ay sonra da yeni akımı kurduğunu iddia ediyor. Bu konuyu Oktay Rıfat’ın takvim yanlışlığına verirsek eğer demek ki şiirlerini önce dergilerde yayınlanan bizim şiirlerimize göre yazmış. 

Ayrıca oldukça mekanik şiirlerdir ve tam oturmamıştır. 


Edip Cansever:
 Bende a dergisinde söyledim.  Toparlayacak olursam ikinci yeniliği kabul etmiyoruz hiçbirimiz fakat tutalım ki kabul ettik. 

Bizler belli bir kuramdan yola çıkmıyoruz ki bu kurama uygun olanı öncelikle Oktay Rıfat bulmuş olsun mantığa uygun değil. Hepimizin şiiri başka bir şiir ortak bir kurama bağlayamayız olmayan bir şey daha önce nasıl yapılabilir?

Bir dönem büyük ses getiren ikinci yeni akımı hakkında, merak edilenleri bir araya toplayarak Türk Edebiyatının başka bir rengini anlatmaya çalıştık. 

Erdem Beyazıt

  Bulmak Bir an kayboldun gibi! yaşadım kıyameti Yoruldun ama buldun ey kalbim emaneti Yeniden su yürüdü dalıma yaprağıma Bir bakışın can v...